Browsed by
Yazar: alladola

Taş Bina ve Diğerleri – Aslı Erdoğan

Taş Bina ve Diğerleri – Aslı Erdoğan

Sonunda sabah oldu. Yokuş yukarı tırmanan bir yük trenı gibi ağır ağır, zahmetle yol alan geceden sonra, gün doğdu. Çatı katı penceremde bir leke sessizce belirdi, giderek deinleşti. Uykulu bir güneş, temnkinli ve utangaç kuzey güneşi, yeni günün başlasığını, bir yükümlülüğü yerine getirircesine ilan etti….. Aslı Ergoğan’ın kitabı bu şekilde başlıyor. Şu bir kaç cümleden de farkedeceğiniz gibi çok derin ve anlamlı betimlemeler kullanıyor. Ve bütün kitap böyle! Zaten bu öykü kitabı ile “Lire” dergisi tarafından “Geleceğin Elli Yazarı” arasında…

Read More Read More

Bir Yudum Kitap

Bir Yudum Kitap

Geçen sene mart ayında sanırım, Bilim Kahramanları Buluşuyor etkinliği için Mersin’e giderken Tarsus’ta mola vermiştik. Melek’le sohbet ederken bana “bir yudum kitap” oluşumundan bahsetmişti. Her gün farklı kitaplardan bir iki sayfalık alıntılar gönderen bir ekip. http://www.biryudumkitap.com “Her sabah bir yudum kahve, bir yudum kitap kalbinize iyi gelir.” mottosu ile beni anında etkiledi. Tabii ki hemen kaydoldum. Bir çok arkadaşımla da paylaştım. Bazen her sabah okuyamıyorum gönderilen parçaları ve haftasonu bakıyorum ama sorun değil, biliyorum ki bir yudum kitap ekibi bana…

Read More Read More

Yakupyan Apartmanı – Ala El Asvani

Yakupyan Apartmanı – Ala El Asvani

90’lı yılların Mısır’ında farklı insanların farklı hikayelerinin bir araya geldiği bu kitapta adından da tahmin edilebileceği üzere bu farklı insanların ortak noktası Yakupyan Apartmanı. Zengini fakiri, yaşlısı genci, inananı inanmayanı, devlet, politika, polis, asker.. Bir zamanların seçkin Kahire’sinin zaman içinde değişimi.. 2002’de yayınlanan Yakupyan Apartmanı‘nın Mısır toplumundaki tabulara ve yönetimdeki bozulmalara değinmesinin Mısır hakındaki devrimci duyguları tetiklediğine inanılılıyor. Hatta öyleki 2011 Mısır Devrimi esnasında Ala El Asvani’nin yanına gelen protestocular ona “Sen yazdığın için buradayız.” demiş. [Kitaptan alıntı] Belki edebi…

Read More Read More

Kesişen Yazgılar Şatosu – Italo Calvino

Kesişen Yazgılar Şatosu – Italo Calvino

Kitaptan bir alıntı: “Simyacı, maddede değişimler elde edebilmek için kendi ruhunu değişmez ve altın gibi saf kılmaya çalışan kişidir; ama bır de Dr Faust örneği var, o simyacılık kuralını altüst eder, ruhu değiş tokuş edilebilecek bir nesneye dönüştürür ve böylece doğanın bozulmadan kalacağını, artık altını aramaya gerek kalmayacağını, çünkü bütün elementlerin aynı derecede değerli, dünyanın altın, altının ise dünya olacağını umar.” Kesişen Yazgılar Şatosu, tarot kartlarını kullanılmasıyla oluşturulmuş hikayeler serisi. İtalo Calvino, iki adet birbirlerine benzese de farklılıkları olan tarot…

Read More Read More

Spring Lake Cottage Puzzle

Spring Lake Cottage Puzzle

Uzun zamandır puzzle yapmıyordum, taa Türkiye’den getirdiğim bu 3000 parçalık puzzle’ı her zamanki gibi gece yarılarına kadar oturup uykusuz kalarak yaptım. (Başına oturunca kalkmayı bi türlü beceremiyorum.) 🙂   alladola, Aralık 2017, Abu Dabi

Benim Adım Kırmızı – Orhan Pamuk

Benim Adım Kırmızı – Orhan Pamuk

Orhan Pamuk kitaplarını genel olarak severim (arada gereksiz olduğunu düşündüklerim olsa da.) Ama dilinin ağır olduğunu da itiraf etmeliyim. Kitaba kendinizi kaptırabilmeniz için epey bi zorlayıp bölümlerde ilerlemeniz gerekir. Bunu bir tek Kafamda Bir Tuhaflık adlı eserinde yaşamadım, o da muhtemelen İstanbul’u anlatmasından.. 🙂 Keza Benim Adım Kırmızı’da da aynı şeyi yaşadım. Dilinin ağırlığı, cümlelerin uzunluğu (43 satırdan oluşan cümlesi var, üşenmedim saydım.) , her bölümde farklı karakterlerin ağzından başta birbiri ile eşleştirmekte zorlandığım bölümleri kitabı yarıda bırakıp bırakmama konusunda…

Read More Read More

Parfümün Dansı – Tom Robbins

Parfümün Dansı – Tom Robbins

“Pancar, sebzelerin en keskinidir. Turp, elbette ki daha ateşlidir ama turpun ateşi soğuk bir ateştir. Hoşnutsuzluğun ateşidir yoksa ihtirasın değil. Domates doğrusu şehvetlidir. Fakat onda da bir sualtı akıntısı halinde uçarılığı, havailiği sezersiniz hep. Pancarlar ise korkunç ciddidir.” diye başlıyor Parfümün Dansı ve bu girişi pancarla ilgili devam ediyor. Normalde çok tükettiğimiz bir sebze değildir pancar (gerçi ben turşusunu çok severim 🙂 ve yurt dışında bizden daha çok kullanılıyor, salatalarda vs.) Alla alla nedir bu pancarın olayı dedirtti bana. Okudukça…

Read More Read More

Ev yapımı ekmek diye buna denir :)

Ev yapımı ekmek diye buna denir :)

Ve sonunda son yaptığım ekşi mayamı kullanarak ekmeğimi yaptım. Bu hafta sonu Serkan abiyi ve Abir’i kahvaltıya davet ettim, artık iyice yerleştim sayılır. Ne yapsam diye düşünürken ekmek için bundan iyi fırsat mı olur diyip kollarımı sıvadım. Tabi ki yine Burak’ın ekmek teknesini biraz kurcaladım ve ekşi mayama yanlış baktığımı farkettim. Bu video da çok güzel anlatmış. Gece geç vakit başlamış olsam da, ve katlama işemini yapmama rağmen yarım saatte bir havalandırma işlemini uyuyup kaldığım için atlamış olsam da hamurum o…

Read More Read More

Bilim Kahramanları Buluşuyor – hayvanlar: yaşam ortaklarımız

Bilim Kahramanları Buluşuyor – hayvanlar: yaşam ortaklarımız

6 sezondur gönüllüsü olduğum “Bilim Kahramanları Buluşuyor” etkinliğinde “hayvanlar: yaşam ortaklarımız” temalı 13. sezonumuzu da bu haftasonu tamamladık. Ne maratondu ama… Geçen yaz başlayan çalışmalarımız yaptığımız tercümeler, tema toplantıları, hakem eğitimleri, dokümanların daha kolay anlaşılması için çektiğimiz videolar, tema seti yapımları vs derken yoğun bir şekilde devam etti ve Şubat-Mart aylarında farklı illerle farkli takımlarla harika turnuvalar gerçekleştirdik. Büyük bir kısmı gönüllü insanların o kocaman gönülleriyle yapılan, dernek çalışanı arkadaşlarımızın da profesyonel desteği ile tamamlanan turnuvalarımızı İstanbul, Ankara, Mersin, Bursa…

Read More Read More

Allumettes au fromage (Peynirli milföy)

Allumettes au fromage (Peynirli milföy)

Bakmayın öyle afilli adına bildiğiniz milföy demek isterdim ama çok da değil aslında 🙂 Bu hafta derste pouf pastry denen milföy hamuru yapmayı öğrendik ve onu kullanarak başka bir tarif yaptık. Milföy’ün ne anlama geldiğini bilmiyordum, sağolsun Yeliz bahsetti. Tabii ki de Fransızca’dan geliyor: mille-feuille: bin yaprak demekmiş. Tam adına yaraşır bir hamur. Yapması da zahmetli aslında. Açıyorsun da açıyorsun.. Bizim yaptığımız tarif şu şekilde (1/2 oran veriyorum, Salı günü pratik dersinde bunu uyguladık) 500 gr hamur (pouf pastry) için:…

Read More Read More