Yakındaki Uzak – Rebecca Solnit

Yakındaki Uzak – Rebecca Solnit

Bu kitabı tamamen şans eseri aldım. Normalde içinde tanıtım olan bülten maillerini pek okumam, ama nedendir bilmem arada sırada kitap aldığım şirketin o seferki mailini çok uzun süre okunmamış olarak mail kutumda bulundurmuşum, sonra okurum diye (mail ocak 2015’te gelmiş). Bir gün tüm okunmamış maillerime bakayım da mail kutumu temizleyeyim dediğimde Yakındaki Uzak’ı tanıtan yazıyı okudum ve çok ilgimi çekti, heralde 2017 başlarında aldım kitabı.

“Senin hikayen ne?” diye başlıyor yazar kitabına. Sohbeti derin ve bir o kadar da anlamlı.

“Hikayesiz olmak, arktik tundralara veya buz denizine kadar her yöne uzanan dünyanın enginliğinde kaybolmaktır,” diye devam ediyor söze Solnit ve bir yazar için belki de en zor olanı yapmaya girişiyor; kendi hikayesini anlatıyor. Ama bunu yaparken düz bir çizgide ilerlemiyor, hayatında olan biteni anlatırken arada durup hayatı sorguluyor; empati, hafıza, ölüm gibi sürekli kullandığımı ama belki de asıl anlamını bir şekilde hep ıskaladığımız kavramlar üzerine düşünüyor ve düşündürtüyor. Gerçek yaşam öyküsünün içinde yol alırken bir sürü küçük hikayeye de değiniyor: Frankenstein’ın yaratıcısı Mary Shelley’den Che Guevera’ya, Buda’dan Pamuk Prenses’e, Şehrazat’tan Sindrella’ya kadar kendi hikayesinin içine bir sürü yeni kapılar açıyor.

Elli kilo kayısıyla başlıyor Solnit‘in hikayesi: “Bazen anahtar kilitten çok önce gelir. Bazen hikaye insanın kucağına düşüverir. Bir defasında benim kucağıma da elli kilo kayısı döküldü. Üç büyük sandıkta gelmişlerdi, birbirlerinin ağırlıkları altında ezilmesinler, bitişik durup çürümesinler diye, yatak odamın tahta döşemesine bir çarşaf serip yaydım onları. Birkaç gün kaldılar öylece, anlatılacak bir hikaye, çözülecek bir bulmaca, kaldırılacak hasat vardı…” Ve kayısılarda diğer konulara hikayelre çok başarılı geçiş yapıyor.

Beni en çok etkileyenler anılarından ve çıkarımlarından birisi ise maceralar üzerineydi. “Bu küçük maceradan bana her zaman yararlanacağım bir düstur kaldı: ‘Önemli bir neden olmadıkça, macerayı reddetme!’ “ diyor Solnit, büyük Kanyon gezisinde bulunan bir gurubun onlara katılma teklifine “evet” dediğinde.. Eskiden refleks gibi bir tepkiyle uzak durduğu her teklifi veya fırsatı inceleyip denemeye başladığını söylüyor..

Okurken çok zevk aldığım, kendime göre çıkarımlarda bulunduğum, öğrendiğim bir kitap Yakındaki Uzak’ı kesinlikle tavsiye ederim.

alladola

21 Nisan 2018, Abu Dabi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir