Benim Adım Kırmızı – Orhan Pamuk

Benim Adım Kırmızı – Orhan Pamuk

Orhan Pamuk kitaplarını genel olarak severim (arada gereksiz olduğunu düşündüklerim olsa da.) Ama dilinin ağır olduğunu da itiraf etmeliyim. Kitaba kendinizi kaptırabilmeniz için epey bi zorlayıp bölümlerde ilerlemeniz gerekir. Bunu bir tek Kafamda Bir Tuhaflık adlı eserinde yaşamadım, o da muhtemelen İstanbul’u anlatmasından.. 🙂

Keza Benim Adım Kırmızı’da da aynı şeyi yaşadım. Dilinin ağırlığı, cümlelerin uzunluğu (43 satırdan oluşan cümlesi var, üşenmedim saydım.) , her bölümde farklı karakterlerin ağzından başta birbiri ile eşleştirmekte zorlandığım bölümleri kitabı yarıda bırakıp bırakmama konusunda gidip gelmeme sebep olsa da inat ettim 🙂 iyi ki de öyle yapmışım. Başta okumak ne kadar zor olduysa sonra da elimden bırakmak öyle oldu.

Kitapta Şeküre, Kara, Üstat Osman, Enişte, Ester, Zeytin, Kelebek, Leylek, Zarif gibi baş karakterler var. Her bir karakter, eşya hatta ölüler bile kendi ağızlarından hikayeyi anlatıyorlar. Tabii ki Orhan adlı bir karakter de var, yazar tarihi romanında o dönemki detayları anlatırken bir yandan da aslında kendi adıyla bir karakter bulundurup kendi yaşadıklarını ve zevklerini de bu romana yansıtıyor.

Kitabın içinde o kadar detay var ki.. Özellikle 12-17.yy lar arasında yapılmış olan resimler/minyatürler, bunların işçiliği, her birisinin ayrı bir hikayesi ve anlamı.. Osmanlıda resim işlemenin dini etkilerden dolayı tamamen illüstratif olması yani sadece yaşanmış bir durumu hikaye etmesi, ve ustalığın çizilen karakterlerin ve sahnelerin birbirine benzemesi ile ölçülmesi (şahsi bir tarz kesinlikle yok).. Resim yapmanın Avrupa etkisi ile Osmanlı’daki değişim çabaları ve o dönemki nakkaşların ve hocaların bu değişimi nasıl karşıladıkları ya da tepki gösterdikleri.. Çok ciddi bir emek olduğu belli. Yazarın son sözü kısmını da okuduktan sonra bir kere daha takdir ettim Orhan Pamuk’u doğrusu.

Kitapta en çok hoşuma giden kısımlardan birisi de aşağıda. Üstat Osman ve Kara, Topkapı Sarayı’ndaki Hazine Odası’nda bir iz peşindeler. Padişaha ait tüm kitaplardaki resimlere bakacaklar. Kitapları sorduğunda aldığı yanıttan ne kadar geniş bir kütüphane olduğunu anlayabiliyoruz, mest oldum doğrusu..

Bu da Bozburun’da geçirdiğim iki günlük kısa tatilimden. Bu manzarada bu keyifli kitabı okumak gibisi var mı ? 🙂

Sabırlı birisi iseniz ve tarihi romanları okumaktan zevk alıyorsanız bu kitabı da seveceğinize eminim.

 

Sevgiler, alladola

Eylül 2017

2 thoughts on “Benim Adım Kırmızı – Orhan Pamuk

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir