Browsed by
Aylar: Eylül 2017

Konya’da gezmediğimiz yerler de varmış

Konya’da gezmediğimiz yerler de varmış

Bu sene, senelik iznimi bayramla birleştirip ilk haftasını Konya’da ailemle birlikte geçirdim. Önce bayram telaşı ve büyük ziyaretleri ile geçti: babaannemlerde iki gün kaldım, bahçesinden domatesimizi biberimizi topladık, kuzenlerle ve babaannemle salonda hep birlikte yattık vs (onları ayrıca paylaşacağım), son bir kaç günde de bizimkilerle Konya’da biraz dolaştıkç Meğer önünden geçip gittiğimiz ama farkında olmadığımız ya da hiç haberimizin bile olmadığı yerler varmış. İnce Minare Müzesi’ne gittik mesela, Atatürk Evi’ni gezdik. Olmazsa olmaz duraklarımızdan Mevlana’ya gittik – Şems Tebrizi’nin camisi…

Read More Read More

Benim Adım Kırmızı – Orhan Pamuk

Benim Adım Kırmızı – Orhan Pamuk

Orhan Pamuk kitaplarını genel olarak severim (arada gereksiz olduğunu düşündüklerim olsa da.) Ama dilinin ağır olduğunu da itiraf etmeliyim. Kitaba kendinizi kaptırabilmeniz için epey bi zorlayıp bölümlerde ilerlemeniz gerekir. Bunu bir tek Kafamda Bir Tuhaflık adlı eserinde yaşamadım, o da muhtemelen İstanbul’u anlatmasından.. 🙂 Keza Benim Adım Kırmızı’da da aynı şeyi yaşadım. Dilinin ağırlığı, cümlelerin uzunluğu (43 satırdan oluşan cümlesi var, üşenmedim saydım.) , her bölümde farklı karakterlerin ağzından başta birbiri ile eşleştirmekte zorlandığım bölümleri kitabı yarıda bırakıp bırakmama konusunda…

Read More Read More

Parfümün Dansı – Tom Robbins

Parfümün Dansı – Tom Robbins

“Pancar, sebzelerin en keskinidir. Turp, elbette ki daha ateşlidir ama turpun ateşi soğuk bir ateştir. Hoşnutsuzluğun ateşidir yoksa ihtirasın değil. Domates doğrusu şehvetlidir. Fakat onda da bir sualtı akıntısı halinde uçarılığı, havailiği sezersiniz hep. Pancarlar ise korkunç ciddidir.” diye başlıyor Parfümün Dansı ve bu girişi pancarla ilgili devam ediyor. Normalde çok tükettiğimiz bir sebze değildir pancar (gerçi ben turşusunu çok severim 🙂 ve yurt dışında bizden daha çok kullanılıyor, salatalarda vs.) Alla alla nedir bu pancarın olayı dedirtti bana. Okudukça…

Read More Read More

Yakup’un Renkleri – Lindsay Hawdon

Yakup’un Renkleri – Lindsay Hawdon

Yakup (Jakob) bir çingene çocuğu, yarı roman, yarı yeniş…  ——————— II. Dünya Savaşı, Nazi’ler ve Yahudi kampları  ile ilgili farklı kitaplar okudum daha önce,  hepsini çok beğendim, ve hepsinden çok da etkilendim. Her seferinde Terezin’de bulunduğum an aklıma gelir: o karanlık odada 10-15 sn kalışım ve nefes bile alamayışım, ölüm tünelinden yürüyüşüm, orda yaşamış insanların kıyafetleri, tas tabakları vs..  Lindsay’in bu kitabını da aynı şekilde etkileneceğimi bilerek elime aldım. Ancak bu kitap daha farklı diğerlerine göre. Yapılan katliamı teker teker…

Read More Read More