Ekşi Mayama Geri Dönüş

Ekşi Mayama Geri Dönüş

Ne zamandır ben de bu ekşi maya nedir, nasıl yapılır merak edip duruyordum. Çünkü ekşi mayadan yapılan ekmeklerin, ya da köylerde pişirilenlerin tadını çok seviyorum.

Bu sebeple sene başında ben de evdeki ilk ekşi mayamı yapmak için biraz araştırıp okumaya başladım.. İnternetten araştırdığınızda çeşit çeşit maya yapılışı var. Su ve un temel malzemeler.. ancak detaylara girince farklı malzemeler eklenebildiğini de görüyorsunuz.. Üzüm veya nohut bunların en başta geleni.. Bu arada merakımdan Hakan Doğan’ın “Ekşi Mayalı Ekmekler” kitabını da aldım. Meğer bu dünya da bir derya denizmiş.. Hakan Doğan 120 yıllık ekmekçi bir aileden.. Dolayısıyla paylaşımları da oldukça değerli.. Gerçi kitap konusunda kısmen hayal kırıklığına da uğradım çünkü tariflerinde endüstriyel maya da kullanmış. Yine de Aldeniz Üniversitesinde verdiği ekmekçilik dersinin farklı çıktıları bulunuyor. Almadan önce kitapçılarda şöyle bir karıştırın, beklentilerinizi karşılamadı önemli sonuçta. İlgilenenler için hakkında küçük bir yazı burada.

Tabi internete girip araştırmaya başlayınca bir sürü şeyle karşılaşıyorsunuz.. Mesela Ömür Akkor, Hakan Doğan ve Şevki Dilmaç “Ekşi Mayanın Peşinde” projesi ile Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Cebeli köyünün bin 904 metre rakımlı Çiçekli mahallesinde 100 yıldan daha eski olan ekşi mayayı keşfedip ekmek yapmışlar.. düşünsenize 100 senelik maya..

Bir yandan da arkadaşım Yeliz’in paylaştığı ve sonra da takibi bırakamadığım “Burak’ın ekmek teknesi” var. Youtube kanalına mutlaka kaydolun.. Refika ile birlikte bu kanalda farklı ekmek yapımlarını paylaşıyorlar. Anadolu ürünlerine sahip çıkmak için de 7000 küsür yıllık geçmişi olan ve hiç değişmemiş, Kastamonu da ayakta kalmış bir buğday türünden yapılan siyez ununu kullanıyorlar..

Bu kadar bilgiden sonra ilk mayamı ocak ayında yaptım. 100 gr buğday unu ve 100 gr su ile başlayıp iki gün sonra da kabarcıkların oluştuğunu görünce bir kaç gün daha dışarda besleyip sonra dolaba aldım. iki üç günde bir beslemeye devam ettim.. bir kaç hafta sonra da ilk ekmeğimi yaptım kendisiyle :)) yeliz’e götürmezsem ayıp olurdu, onunla da paylaştım.. biraz daha kabarık ve içinde daha büyük kabarcıkları olmasını bekliyordum ama sanırım mayam daha çok gençti.. yine de tadı ensef :))

Bu ilk denemeden sonra bir daha ekmek yapmaya vakit bulamadım iş, okul ve turnuva koşturmacasından.. sonrasında da Abu Dhabi’ye uzun bir iş seyahati yapacağımdan mayamı arkadaşıma teslim ettim.. bir süre sonra öldü.
Gerçi sorun değil, bir daha başlanır.. onun için de iş durumumun netleşmesini, İstanbul’daki evimi kapatıp işlerimi tamamlamayı ve Abu Dhabi’ye yerleşmeyi bekledim.. Daha tam yerleşemesem de nispeten daha düzenli bir hayatım var artık. O yüzden gün bugündür dedim ve bilgilerimi biraz tazeleyip tekrar ekşi mayamı yapmaya başladım. Bu sefer bir değişiklik yapıp üzüm de ekledim mayama..


Bu daha ilk günü. 2-3 gün sonra beslemeye başlayacağım. Ve inşallah iki hafta sonra burdaki evime taşındığımda da ilk ekmeğimi yapacağım. Mayamın gelişimini ve ilk ekmeğimi ayrı bir yazıda fotoğraflarla paylaşırım.

Bu mayamı daha düzenli besleyip uzun süre yaşamasını sağlayabilirim umarım 🙂

Ekşi mayam için kullandıkları

– 100 gr organik tam buğday unu

– 100 gr su

– bir avuç küçük küçük doğranmış üzüm

Yapılışı

Kullanacağım cam kavanozu güzelce yıkayıp kurumasını bekledim. Alt kısmına küçük küçük doğradığım üzümleri koydum. Üstüne de başka bir kapta elle karıştırdığım un ve suyu koydum. Cam kavanozumu temiz ve nemli bir bezle kapattım. (Lastik veya ip bulamadım, bende kendi lastiğimi kullandım 🙂 )

Devamı (bu kısmı önümüzde günlerde yapacağım)

Mayada yavaş yavaş kabarcıklarve üzerinde de hafif bir kabuk olduğunu gördüğümüzde (2/3. gün muhtemelen) mayamızı beslemeye başlamamız gerekiyor. Üzümleri ve mayanın yarısını atıp kalanın üzerine 50 gr un ve 50 gr su koyup besleyeceğiz. Yaklaşık bir hafta 10 gün boyunca her gün aynı saatte (ben akşam vakitlerini seçeceğim) mayanın yaklaşık yarısını atıp kalanını besleyeceğiz. Hazır olan mayamızı yine cam kavanozunda ağzını kapatıp dolaba kaldırabiliriz..

Canlı bir organizma olduğu için sabır ve özen gerektiyor bu süreç. Mayamızın sürekli beslenme ihtiyacı  var. Yoksa mayamız ölecektir. Her mayanın birbirinden farklı olduğunu söylüyorlar.. Kimi mayalar her gün beslenmeye ihtiyaç duyar, kimisi haftada bir. Mayamızı tanımamız gerekecek.. İlk mayamı ben 2 günde bir besliyordum.. bakalım bu seferki nasıl olacak?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir